1.Miras Hukukunun Temel Kavramları
Miras hukuku, bir kişinin vefatından sonra geride bıraktığı tüm malvarlığı değerlerinin kimlere, nasıl ve hangi oranlarda geçeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Türkiye’de ve özellikle İzmit ve Kocaeli çevresinde en çok uyuşmazlık yaşanan alanlardan biridir çünkü miras sadece malvarlığı paylaşımı değildir, aynı zamanda aile ilişkilerini, geçmişteki işlemleri, ekonomik durumları ve mirasbırakanın iradesini doğrudan ilgilendirir.
Bu içerik fikir vermesi maksadıyla hazırlanmış olup uyuşmazlık durumunda profesyonel destek almanız tavsiye olunur.
1.1. Tereke Nedir
Tereke, mirasbırakanın ölüm anında sahip olduğu tüm malvarlığı değerleri ve borçların tamamıdır. Tereke yalnızca taşınmaz ve arabadan ibaret değildir. Bankadaki küçük bakiyelerden altınlara, kredi kartı borcundan kefalet borcuna kadar her şey terekeye dahildir.
Tereke iki bölümden oluşur:
Aktif tereke
Mirasbırakanın sahip olduğu malvarlığı değerleridir.
Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir:
- Tapulu ev, arsa, işyeri, tarla
- Araçlar
- Banka hesapları, altın, döviz
- Şirket hisseleri veya ortaklık payları
- Mevcut kira sözleşmelerinden doğan kira alacakları
- Tahsil edilmemiş senetler, çekler
- Mirasbırakanın ödenmemiş maaşı veya tazminatı
- Fikri ve sınai hak gelirleri
- Sigorta poliçelerinden doğan haklar
Pasif tereke
Mirasbırakana ait tüm borçlardır.
Örneğin:
- Banka kredileri
- Kredi kartı borçları
- Vergi borçları
- SGK borçları
- Kefil olunan borçlar
- Devam eden icra dosyaları
- Ödenmemiş kira, aidat veya fatura borçları
İzmit ve Kocaeli’de özellikle taşınmaz fiyatları yüksek olduğu için aktif tereke çoğu zaman yüksek görünse de pasif tereke yani borçlar da beklenmedik şekilde fazla çıkabilmektedir. Bu nedenle mirası kabul edip etmeme konusunda erken karar verilmemeli ve terekenin kapsamı mutlaka araştırılmalıdır.
1.2. Mirasbırakan, Mirasçı ve Mirasçılık Türleri
Mirasbırakan vefat eden kişidir. Mirasçı ise mirası devralacak kişi veya kurumdur. Mirasçılar iki türdür:
- Yasal mirasçılar
- Atanmış mirasçılar
Yasal mirasçılar kanunda belirlenen kişilerdir. Bunlar sırasıyla altsoy, anne baba ve kardeşler, büyükbaba ve büyükanneler ile onların altsoylarıdır. Atanmış mirasçılar ise vasiyetname veya miras sözleşmesiyle belirlenen kişilerdir.
Eğer vefat eden kişinin ne yasal mirasçısı ne atanmış mirasçısı varsa miras devlete geçer.
Bu konunun en önemli detayı, vasiyetname olsa bile saklı pay sahibi mirasçılara belirli oranlarda pay ayrılmak zorunda olmasıdır. Bu durum hem uygulamada hem de uyuşmazlıklarda büyük önem taşır.
1.3. Saklı Pay Nedir
Saklı pay, bazı mirasçılara tanınmış ve mirasbırakanın değiştiremeyeceği zorunlu miras payıdır. Bu mirasçılar şunlardır:
- Altsoy yani çocuklar ve torunlar
- Anne ve baba
- Sağ kalan eş
Bu mirasçılar saklı payları yönünden mirasbırakanın tasarruflarını sınırlayan tek unsurdur. Örneğin mirasbırakan tüm malını bir kişiye bırakmak istese bile saklı payı olan mirasçıların bu hakları korunur. Saklı pay ihlal edilirse tenkis davası açılabilir.
Saklı pay kavramı özellikle şu hallerde çok önemlidir:
- Mirasbırakan malvarlığını tek bir çocuğa bırakmaya çalıştığında
- Eşler arasında yapılan bağışlarda saklı payın azalması durumunda
- Sağlığında yapılan satış veya bağış işlemlerinin oranı çok yüksek olduğunda
- Vasiyetname ile tüm malın bir üçüncü kişiye bırakıldığı durumlarda
Kocaeli bölgesinde aile içi taşınmaz devirleri oldukça yaygın olduğundan saklı paya aykırılıklar sıkça dava konusu olmaktadır.
1.4. Veraset İlamı Nedir
Veraset ilamı mirasçıların kim olduğunu ve miras paylarını gösteren resmi belgedir. Mirasla ilgili tüm işlemler bu belge ile yapılır.
Veraset ilamı iki yerden alınabilir:
- Noter
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Noterden alınması çoğu zaman daha hızlıdır. Ancak bazı durumlarda noter veraset ilamı düzenleyemez, bu durumda mahkemeye başvurmak gerekir. Örneğin tanımadığı bir yabancı ülke kaydı varsa veya karmaşık soy bağları varsa noter işlem yapmayabilir.
Veraset ilamı olmadan hiçbir banka hesabı kapatılamaz, hiçbir taşınmaz satılamaz, araç devredilemez ve vergi işlemleri yapılamaz.
2.Kimler Yasal Mirasçıdır
Yasal mirasçılık sistemi dereceler halinde düzenlenmiştir. Birinci derece mirasçılar varsa ikinci dereceye geçilmez, ikinci derece varsa üçüncü dereceye geçilmez.
2.1. Birinci Derece Mirasçılar
Birinci derece mirasçılar altsoydur. Yani çocuklar, torunlar ve torun çocukları.
Özellikleri:
- Çocuklar eşit pay alır
- Bir çocuk daha önce öldüyse onun payı kendi çocuklarına geçer
- Evlilik içi ve evlilik dışı çocuklar eşittir
- Evlatlık ve öz çocuk arasında fark yoktur
Örnek:
Bir kişinin 2 çocuğu varsa, çocuklar mirasın yarı yarıya sahibi olur.
Eğer bir çocuk vefat etmişse, onun iki çocuğu varsa payı bu iki toruna bölünür.
İzmit ve Kocaeli bölgesinde özellikle çok hisseli taşınmazların temel nedeni bu yapıdır.
2.2. İkinci Derece Mirasçılar
Birinci derece mirasçı yoksa anne, baba ve kardeşler devreye girer.
Anne ve baba eşit pay alır. Birinin ölmesi halinde onun payı kardeşlere geçer.
Örnek:
- Çocuğu olmayan bir kişinin anne babası ve kardeşleri varsa miras anne ve baba arasında ikiye bölünür
- Anne veya baba vefat etmişse pay kardeşlere gider
Bu derece özellikle çocuksuz evliliklerde çok sık görülür.
2.3. Üçüncü Derece Mirasçılar
Birinci ve ikinci derece yoksa büyükbaba, büyükanne ve onların altsoyları mirasçı olur.
Bu durum genellikle eski köy tapularında, yıllardır taşınmayan mülkiyetlerde ve büyük ailelerde ortaya çıkar. Bir taşınmaz üzerinde onlarca hissedar olması sık rastlanan bir durumdur.
2.4. Sağ Kalan Eşin Miras Payı
Sağ kalan eş her derecede mirasçıdır. Ancak payı birlikte bulunduğu diğer mirasçılara göre değişir.
Tablo şöyledir:
- Eş altsoy ile mirasçıysa mirasın 1 bölü 4’ünü alır
- Eş anne baba ile mirasçıysa mirasın yarısını alır
- Eş üçüncü derece ile mirasçıysa mirasın dörtte üçünü alır
- Hiç mirasçı yoksa mirasın tamamı eşe geçer
Sağ kalan eş ayrıca aile konutu ve ev eşyaları üzerinde özel haklara sahiptir.
Örneğin aile konutu eşin kullanımına tahsis edilebilir.
3.Mirasın Paylaşımı Nasıl Yapılır
Mirasın paylaşımı tek adımda yapılmaz. Süreç üç aşamadan geçer:
- Elbirliği mülkiyeti
- Paylı mülkiyete geçiş
- Paylaşım heyeti veya dava yoluyla paylaşım
Bunların her biri ayrı hukuki sonuç doğurur.
3.1. Elbirliği Mülkiyeti Nedir
Miras açıldığı anda tüm malvarlığı mirasçılara geçer ve mirasçılar tereke üzerinde birlikte hak sahibi olur. Buna elbirliği mülkiyeti denir.
Bu döneme özgü özellikler:
- Hiçbir mirasçı tek başına taşınmazı satamaz
- Kiraya veremez
- Banka hesabından para çekemez
- Terekeyi gizleyemez
- Terekeye ait hakları tek başına kullanamaz
Elbirliği mülkiyeti büyük problemlere yol açan bir dönemdir çünkü her işlem için tüm mirasçıların ortak kararı gerekir.
Örnek:
Bir evde 6 kardeş varsa ve kardeşlerden biri evi kiraya vermek istiyorsa tüm kardeşlerin imzası gerekir.
Bu nedenle İzmit ve Kocaeli bölgesinde en çok açılan dava türlerinden biri ortaklığın giderilmesi davasıdır.
3.2. Paylı Mülkiyete Geçiş
Mirasçılar isterse elbirliği mülkiyetinden çıkarak paylı mülkiyete geçebilir. Bu durumda herkesin miras payı belirli hale gelir.
Örnek:
3 mirasçı varsa ve her biri eşit paya sahipse 1 bölü 3 oranında paylı hissedar olurlar.
Paylı mülkiyetin avantajları:
- Herkes kendi payını satabilir
- Kendi payı üzerinde tasarruf edebilir
- Banka hesaplarında pay oranında işlem yapılabilir
Bu aşama paylaşım için önemli bir adımdır ancak paylaşımın kendisi değildir.
3.3. Paylaşım Sözleşmesi
Mirasçılar anlaşabiliyorsa en hızlı çözüm paylaşım sözleşmesidir.
Koşullar:
- Tüm mirasçıların onayı gerekir
- Taşınmazlar varsa resmi şekilde yapılmalıdır
- Banka hesapları ve araçlar sözleşmede açıkça belirtilmelidir
Paylaşım sözleşmesi ileride çıkabilecek anlaşmazlıkların önüne geçebilir.
3.4. Ortaklığın Giderilmesi Davası
Mirasçılar anlaşamazsa açılır.
Mahkeme iki yöntem kullanır:
- Aynen taksim
- Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi
Aynen taksim bölünebilen mallar için uygulanır. Ancak ev, işyeri gibi bölünemeyen taşınmazlarda en sık yöntem satış yoluyla çözülmesidir.
4.Vasiyetname, Miras Sözleşmeleri ve Sağlığında Yapılan Tasarruflar
Bu bölümde mirasbırakanın sağlığında yaptığı işlemlerin miras paylaşımına nasıl etki ettiği anlatılır.
4.1. Vasiyetname Türleri
Vasiyetname üç şekilde yapılabilir:
- Resmi vasiyetname
- El yazılı vasiyetname
- Sözlü vasiyetname
Resmi vasiyetname en güvenilir yöntemdir. El yazılı vasiyetname en çok iptal edilen türdür çünkü şekil şartları çok sık ihlal edilir.
4.2. Vasiyetnamenin İptali Davası
Aşağıdaki durumlarda açılır:
- Mirasbırakanın ayırt etme gücü yoksa
- Baskı veya tehdit varsa
- Şekil şartları eksikse
- İçerik hukuka aykırıysa
Vasiyetname iptali davalarında tanık beyanları, sağlık raporları ve uzman bilirkişi raporları önemli rol oynar.
4.3. Miras Sözleşmesi
Vasiyetnameden farklı olarak iki taraflıdır ve bağlayıcıdır. Mirasbırakan tek taraflı olarak vazgeçemez. Bu nedenle dikkat gerektirir.
4.4. Sağlığında Yapılan Tasarruflar
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı işlemler mirasçılar arasında sıkça uyuşmazlık yaratır. En yaygın durumlar:
- Düşük bedelli satış
- Bağışların yüksek olması
- Tek bir mirasçıya çok fazla mal bırakılması
- Mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan işlemler
Bu durumda açılabilecek davalar:
- Tenkis davası
- Muris muvazaası davası
5.Miras Davaları
Uygulamada en çok karşılaşılan dava türleri bu başlık altındadır.
5.1. Tenkis Davası
Saklı payların ihlal edilmesi durumunda açılır.
Tenkis hesaplaması oldukça teknik bir konudur ve bilirkişi incelemesi gerektirir.
5.2. Muris Muvazaası Davası
Mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan danışıklı satışların iptali için açılır.
Bu davalarda Yargıtay içtihatları çok büyük öneme sahiptir.
5.3. Tereke Tespiti Davası
Terekenin kaybolmasını önlemek için açılır.
Mahkeme taşınmazları, banka hesaplarını ve borçları tespit eder.
5.4. Ortaklığın Giderilmesi Davası
Mirasçılar anlaşamadığında başvurulur.
Taşınmazlar genellikle satışa çıkarılır.
5.5. Vasiyetnamenin İptali
Şekil veya irade bozukluğu varsa açılır.
5.6. Tapu İptal ve Tescil Davaları
Muvazaalı satışlar nedeniyle açılır.
Mirasbırakanın gerçek iradesi araştırılır.
6.Mirasın Reddi
Mirasın borçlarından kaçınmak için miras reddedilebilir.
6.1. Süresi
Vefatın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır.
Bu süre hak düşürücüdür.
6.2. Hükmen Red
Terekenin borca batık olduğu ispatlanırsa miras otomatik olarak reddedilmiş sayılabilir.
6.3. Reddi Mirasın Sonuçları
- Mirasçı hiçbir borçtan sorumlu olmaz
- Miras payı bir sonraki mirasçıya geçer
- Tereke ile hiçbir ilişki kurulmaz
7.Saklı Pay Hesaplaması
Saklı pay hesaplaması, miras hukukunun en teknik alanlarından biridir. Çünkü mirasbırakanın sağlığında yaptığı tasarruflar, bağışlar, satışlar, vasiyetname hükümleri, taşınmaz devri ve parasal aktarımlar hesaplamaya dahil edilebilir. Bu nedenle hem terekenin doğru belirlenmesi hem de saklı payın nasıl hesaplanacağı doğru bir yöntemle ele alınmalıdır.
Saklı pay hesabının temel amacı, kanunun koruduğu mirasçıların kendilerine ayrılması gereken minimum miras payını almalarını sağlamaktır. Mirasbırakan saklı payı zedeleyecek şekilde tasarruflarda bulunmuşsa bu tasarruf tenkis yoluyla azaltılır.
7.1. Saklı Pay Oranları
Saklı pay oranları mirasçı gruplarına göre değişir. Kanunda belirlenen oranlar şöyledir:
- Altsoy için saklı pay: Yasal miras payının yarısı
- Anne ve baba için saklı pay: Yasal miras payının dörtte biri
- Sağ kalan eş için saklı pay: Duruma göre değişir ve yasal payın belirli oranıdır
Örnek olarak, bir kişinin iki çocuğu ve sağ kalan eşi varsa, mirasın tümü bu üç mirasçıya pay edilecektir. Ancak çocuklara ait payların yarısı saklı pay kapsamındadır. Eşin saklı payı ise altsoy ile birlikte mirasçı olması halinde yasal payının tamamıdır.
7.2. Saklı Pay Hesabında Dikkate Alınacak Değerler
Saklı pay hesabı yapılırken yalnızca ölüm anındaki mallar değil, mirasbırakanın sağlığında yaptığı bazı işlemler de hesaba katılır. Bunlar şunlardır:
- Bağışlar
- Kısmi bağış şeklindeki düşük bedelli satışlar
- Mirasbırakanın ücretsiz devrettiği mallar
- Üçüncü kişilere yapılan karşılıksız kazandırmalar
- Mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı işlemler
Bu nedenle tereke hesabı yapılırken yalnızca mevcut malvarlığı değil geçmiş işlemler de incelenir.
Örnek:
Bir kişi ölümünden 3 yıl önce bir taşınmazını bir çocuğuna çok düşük bedelle satmış olsa bile bu satış görünüşte bir satış olsa da gerçekte bağış niteliğinde olabilir ve saklı pay hesabına dahil edilir.
7.3. Tasarruf Nisabı Nedir
Tasarruf nisabı, mirasbırakanın özgürce tasarruf edebileceği miras kısmıdır. Saklı pay ayrıldıktan sonra kalan pay tasarruf nisabıdır.
Örnek:
Bir kişinin iki çocuğu olduğunu varsayalım. Her bir çocuk mirasın yarısının yarısı olan 1 bölü 4 saklı paya sahiptir. Bu durumda mirasın toplam saklı pay oranı 1 bölü 2’dir. Mirasın geri kalan yarısı mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği tasarruf nisabıdır.
Bu hesaplama vasiyetname geçerliliği ve bağışların geçerliliği açısından kritik öneme sahiptir.
7.4. Saklı Pay İhlali Nasıl Tespit Edilir
Saklı pay ihlali genellikle şu durumlarda ortaya çıkar:
- Mirasbırakan tüm mallarını tek bir mirasçıya veya üçüncü kişiye bırakmışsa
- Eşlerden biri diğerine yüklü miktarda bağış yapmışsa
- Bir çocuğa yapılan bağışların toplamı çok yüksekse
- Bir taşınmaz düşük bedelle devredilmişse
- Mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yapılmışsa
Saklı pay ihlalinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılabilir, taşınmazların değeri tespit edilir ve tüm bağışların toplamı hesaplanır.
8.Terekenin Hesaplanması
Terekenin doğru hesaplanması miras paylaşımının tamamını etkiler. Terekenin eksik veya hatalı belirlenmesi hem paylaşımın yanlış olmasına hem de davaların uzamasına neden olur. Bu nedenle mirasçıların ilk aşamada terekeyi tam olarak tespit etmesi önemlidir.
8.1. Aktif Terekenin Belirlenmesi
Aktif tereke belirlenirken mirasbırakanın sahip olduğu tüm malvarlığı araştırılır.
Bunlar şunları içerir:
- Tapulu taşınmazlar
- Araçlar
- Banka hesapları
- Altın, döviz ve nakit varlıklar
- Şirket hisseleri
- Kira alacakları
- Fatura veya sözleşmelerden doğan alacaklar
- Devam eden davalardan kazanılma ihtimali olan tazminatlar
- Fikri ve sınai haklardan kaynaklanan gelirler
Kocaeli ve İzmit bölgesinde özellikle eski yıllarda yapılan tapu kayıtları nedeniyle taşınmaz tespiti önemlidir.
8.2. Pasif Terekenin Belirlenmesi
Pasif tereke, mirasbırakana ait borçların tamamıdır. Borçların tespiti en az aktif malvarlığı kadar önemlidir çünkü borçlar mirasın net değerini etkiler.
Borçlara örnek:
- Kredi borçları
- Kredi kartı borçları
- Senet borçları
- İcra dosyaları
- Vergi borçları
- Alacaklıların başlattığı takipler
Borçların tespiti için bankalar, icra müdürlükleri, vergi dairesi ve SGK’dan bilgi alınabilir.
8.3. Tereke Yönetimi
Tereke tespiti ve paylaşım süreci devam ederken terekenin korunması gerekir. Bu süre zarfında:
- Terekeye ait taşınmazlar satılamaz
- Kira gelirleri kayıt altına alınır
- Tereke malvarlığı zarar görmemelidir
- Gerekirse tedbir kararı alınabilir
Tereke yönetimi özellikle aile içi uyuşmazlıkların çok olduğu durumlarda kritik öneme sahiptir.
8.4. Terekenin Net Değeri
Aktif tereke belirlendikten sonra borçlar çıkarılır. Ortaya çıkan değer terekenin net değeridir. Net tereke paylaşımda dikkate alınır. Eğer borçlar aktiften fazla ise tereke borca batık olabilir ve mirasçıların mirası reddetmesi önerilebilir.
9.Banka Hesapları, Krediler, Sigortalar ve Araçlar
Mirasbırakanın parasal değerlerinin önemli bir kısmı bankalarda olabilir. Bu nedenle banka hesaplarının incelenmesi miras paylaşımının temel unsurlarından biridir.
9.1. Banka Hesaplarına Erişim
Mirasçılar veraset ilamı almadıkça banka hesaplarına erişemez. Banka, mirasçı olmadığını iddia eden kimselere hesap bilgisi vermez. Bu süreçte veraset ilamı sunulduktan sonra bankadan şu bilgiler alınabilir:
- Hesap bakiyesi
- Vadeli hesaplar
- Döviz hesapları
- Altın hesapları
- Sigorta poliçeleri
- Kredi borçları
Bazı bankalar mirasçıların payları oranında parayı dağıtırken bazı bankalar tüm mirasçıların ortak talebini isteyebilir.
9.2. Kredi Borçları
Mirasbırakanın kredi borçları varsa bu borçlar terekeye dahil olur.
Ancak kredi sigortalıysa sigorta şirketi borcu ödeyebilir. Bu nedenle her miras dosyasında kredi sigortası olup olmadığı incelenmelidir.
9.3. Sigorta Poliçeleri
Hayat sigortası varsa poliçe bedeli hak sahiplerine ödenir. Ancak bazı poliçelerde lehtar belirlenmiş olabilir. Bu durumda mirasçıların değil lehtarın hakkı doğar.
9.4. Araçların Devri
Araçların devri için şu belgeler gerekir:
- Veraset ilamı
- Vergi dairesinden borcu yoktur yazısı
- Mirasçıların noter onayı
Araçlar da mirasın bir parçasıdır ve paylaşım sırasında diğer mallarla birlikte değerlendirilir.
10.Aile İçi Tasarruflar ve Uyuşmazlıklar
Türkiye’de miras uyuşmazlıklarının büyük çoğunluğu aile içi tasarruflardan kaynaklanır. Özellikle taşınmazların düşük bedelli satışlarla devredilmesi, gizli bağışlar ve tek bir mirasçıya yapılan ayrıcalıklı işlemler sıkça dava konusu olur.
10.1. Düşük Bedelli Satış
Tapuda satış olarak görünen işlemler çoğu zaman bağış niteliğindedir. Bedelin gerçek olup olmadığı incelenir. Bedelin hiç ödenmemiş olması veya sembolik seviyede olması, muris muvazaası davasının en önemli göstergelerinden biridir.
10.2. Gizli Bağışlar
Mirasbırakan bir çocuğuna para, taşınmaz veya değerli bir eşya vererek diğer mirasçıları mağdur edebilir. Bu durumda bağış saklı payı etkiliyorsa tenkise konu olabilir.
10.3. Çok Düzensiz Aile İçi Para Aktarımları
Özellikle emekli kişilerin bir çocuğunun hesabına düzenli para aktarması veya tek çocuğuna sürekli destek olması diğer mirasçılar tarafından dava konusu edilebilir.
10.4. Eski Tarihli Tapu Devirleri
Kocaeli bölgesinde özellikle 1980 ve 1990 yıllarında yapılan düşük bedelli veya usulsüz tapu işlemleri çok sık dava edilmektedir. Bu işlem kayıtları çoğu zaman muris muvazaası iddiasının temel dayanağıdır.
11.Sık Yapılan Hatalar
Mirasçılar paylaşım sürecinde birçok hata yapabilir ve bu hatalar mirasın kaybına veya davaların yıllarca sürmesine neden olabilir.
11.1. Veraset İlamı Almamak
Mirasçıların ilk yapması gereken işlem veraset ilamı almaktır. Bu belge olmadan hiçbir resmi işlem yapılamaz.
11.2. Mirası Araştırmadan Kabul Etmek
Terekenin borca batık olması durumunda mirasçıların şahsi sorumluluğu doğabilir. Bu nedenle mirasın borçlu olup olmadığı mutlaka incelenmelidir.
11.3. Sürelerin Kaçırılması
Tenkis davası, vasiyetnamenin iptali veya reddi miras gibi bazı işlemlerde süreler hak düşürücüdür. Kaçırıldığında hak kaybı doğar.
11.4. Tapu İşlemlerinde Yanlış Tasarruflar
Miras paylaşımı yapılmadan bir taşınmazın mirasçı tarafından tek başına satılmaya çalışılması hukuken geçersizdir.
SONUÇ
Bu içerik miras hukukunun tüm önemli konularını, uygulama örneklerini ve en sık yaşanan uyuşmazlıkları açıklamak için oluşturulmuştur. Miras paylaşımının doğru yapılabilmesi, saklı payların korunması, vasiyetname düzenlenmesi, muris muvazaası ve tenkis gibi davalarda doğru strateji izlenmesi, terekenin eksiksiz tespit edilmesi ve aile içi işlemlerin hukuka uygun değerlendirilmesi için profesyonel hukuki destek önem taşır.
İzmit – Kocaeli’de miras hukuku süreçlerinde danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunuyoruz.